HZ. MUHAMMED ( SAV ) CESARETLİYDİ

Yüzyıllar boyu putlara tapmış, taştan, ağaçtan heykelleri tanrı belirlemiş bir toplumda öne atılıp sadece Allah’a kulluk etmenin bayrağını açmak büyük cesaret isteyen bir iştir. Allah’a olan imanı ile putperestlerin tepkilerinden korkmaksızın insanları bir olan Allah’a çağırmıştır.
Kureyşli müşrikler Peygamberimiz (sav)’i davasından vazgeçirmek için her çareye başvurmuşlardı. İşkence etmişler, eza-cefa yapmışlar, ibadetine engel olmak istemişler, mal, mülk, reislik teklif etmişler, şair, büyücü, mecnun gibi iftiralarla sarsmak istemişler fakat ne Peygamber (sav)’i nede ilk Müslümanları davalarından vazgeçirebilmişlerdi. Bir gurup Peygamber (sav)’in amcası Ebu Talibe giderek:
“ Senin kardeşinin oğlu, ilahlarımıza hakaret ediyor, atalarımızın sapıklık içinde yaşadıklarını söylüyor, bize de ahmak diyor. O halde ya onun tarafına geç veya onu himayeden vazgeç de aramızda ki meseleyi halledelim” diye şikayette bulunmuşlardı.
Ebu Talib yeğeni Hz. Muhammed (sav)’e durumu anlattıktan sonra Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
“ Ey amcacığım! Bu işten vazgeçmem için güneşi sağ elime, ayı da sol elime koysalar bile Allah Teala bu dini üstün kılıncaya veya ben bu uğurda ölünceye kadar vazgeçmeyeceğim.”
Peygamber (sav)’in söylediklerini dinleyen amcası Ebu Talibte:
Gel ey kardeşimin oğlu! Git dilediğini söyle! Allah’a yemin ederim ki, seni asla onlara teslim etmem.
Hicret esnasında Ebu Bekir’le beraber Sevr mağarasında iken Müşrikler mağaranın ağzına kadar gelmişlerdi. Allah Resulü (sav) Ebu Bekir’e “Korkma Allah bizimle beraberdir.” buyurmuştur.
Bir gün Medine dışında bir gürültü duyulmuş ve düşmanın saldırdığı sanılmıştı. Peygamber (sav) herkesten önce atına atlayarak olay yerine ulaşmış ve arkasından yetişenlere endişelenecek bir şey yok diye teskin etmişti.
630 yılındaki Huneyn savaşında İslam ordusu dar bir geçitte düşman ordularının ani saldırısına uğradı ve dağıldı. Allah Resulü atını düşmana doğru sürerek “Nereye gidiyorsunuz. Ben Allah’ın Resulüyüm. Ben Abdulmuttalib oğlu Abdullah oğlu Muhammed'im” diyerek ordusunu topladı.
O Yüce Resul “Allah’ım korkaklıktan sana sığınırım” diye dua ederdi.