HZ. MUHAMMED ( SAV ) GÜVENİLİR BİR İNSANDI

Peygamberlerin sıfatlarına baktığımız zaman onlardan birisi de emanettir yani güvenilir olmalarıdır. Bütün Peygamberler emin, güvenilir insanlardı.
Hz. Peygamber (sav)’e Mekkeliler daha peygamber olmadan önce kendisine güvendiklerinden, doğru dürüst bir insan olduğu için Muhammedül Emin (Güvenilir Muhammed) lakabını vermişlerdi. Değerli mallarını, eşyalarını kendisine emanet ederlerdi.
Hz. Peygamber (sav) bir gün Safa tepesine çıktı ve “ Ey Kureyşliler” diye seslendi. Onun sesini duyanlar dinlemek için etrafına toplandılar. Peygamberimiz (sav) “ Size şu tepenin arkasından bir düşman ordusunun geldiğini söylesem bana inanır mısınız?” Oradakilerin hepsi “ Evet, inanırız. Çünkü senin yalan söylediğini hiç duymadık.” dediler. “ O halde sizi Allah’tan başka İlah olmadığına inanmaya çağırıyorum” dedi.
Mekke’den Medine’ye hicret etmeden önce Hz. Ali’yi yatağına yatırmış ve kendisinde bulunan emanetleri sahiplerine vermesini tembih etmişti. Oysaki Mekkeliler evini kuşatmış ve kendisini öldürme planları yapıyorlardı. Onu peygamber olarak kabul etmeyip doğruluğundan, güvenilirliğinden şüphe etmeyenler çoktu. Dostun da, düşmanın da güvendiği, emniyet ettiği, takdir ettiği tek insan; hiç şüphesiz, Resul-i Ekrem (sav) Efendimizdi.
Peygamberimiz (sav) bazen çarşı pazarı dolaşır, bir haksızlık ve hile olmaması için kontrolde bulunurdu. Uygunsuz bir şeyle karşılaşırsa, satıcıyı ikaz ederdi.
Bir gün Medine çarşısını dolaşırken bir hububat yığınının önünde durdu. Elini  içine daldırdı. Eline bir ıslaklık dokundu ve altından, üstünde olmayan şeyler çıktı. Satıcıya döndü: "Nedir bunlar?" diye sordu.
Mal sahibi: "Ya Resulallah, yağmur yağmıştı. Ondan ıslanmış olacak" dedi.
Peygamberimiz (sav), "Neden ıslak kısmını herkesin görebileceği şekilde üste koymadın?" şeklinde azarladıktan sonra:
" Müslümanlar arasında aldatma olmaz. Bizi aldatan bizden değildir" buyurdu.
Bir başka ifadesinde de şöyle buyuruyor:
" Müslüman  Müslümanın  kardeşidir.  Kusurlu   bir malı din kardeşine satan hiçbir Müslümana bu satış helâl olmaz. Ancak satarken malın kusurunu açıklarsa başka..."
Hz. Muhammed (sav) gerek peygamberliği döneminde gerekse peygamberlikten önceki dönemde yani hayatının her safhasında güzel ahlak örneği olmuş ve kendisinden kötü ahlak namına hiçbir hareket gözlenmemiştir. Çünkü “ Beni Rabbim terbiye etti, o ne güzel terbiye edicidir” buyurmuştur.